zayıflatmak, baltalamak (güven/otorite)
"Corruption scandals undermine public trust in democratic institutions."
Sosyal bilimler metinlerini okumak için seçilmiş 18 sözcük, bağlama göre yakın ifadeler ve YDSPilot tarafından yazılmış örnekler. Bu liste resmî sınav sıklığı sıralaması değildir.
zayıflatmak, baltalamak (güven/otorite)
"Corruption scandals undermine public trust in democratic institutions."
savunmak, desteklemek (politika/görüş)
"Philosophers advocate for universal human rights across societies."
yasa yapmak, kanun çıkarmak
"Parliament convened to legislate stricter environmental protection laws."
ceza soruşturması/kovuşturması yürütmek
"The authorities decided to prosecute the alleged offence."
teşvik etmek, geliştirmek, büyütmek
"Inclusive education policies foster social cohesion and mutual tolerance."
frenlemek, dizginlemek, zapt etmek
"Central banks raised benchmark interest rates to curb rising inflation."
itiraz etmek, tartışmak, ihtilaf yaşamak
"Neighboring states disputed maritime territorial boundaries for decades."
keyfi, açık ölçüte dayanmayan
"The court questioned the arbitrary decision."
derin, köklü (etki/değişim)
"The Industrial Revolution caused profound societal transformations."
dirençli, çabuk toparlanan (toplum/ekonomi)
"Local communities proved remarkably resilient after economic recessions."
belirsiz, çok anlamlı, muğlak
"Constitutional articles with ambiguous wording invite legal controversy."
geleneksel, alışılagelmiş
"Sociologists studied the decline of conventional nuclear family structures."
doğasında olan, özünde bulunan
"Freedom of speech is recognized as an inherent fundamental right."
devletin egemenliği
"The treaty affirmed the state’s sovereignty."
uçurum, eşitsizlik, farklılık
"Economists analyzed the widening income disparity between rural and urban areas."
emsal, önceki karar/örnek
"The ruling set a precedent for later cases."
fikir birliği, uzlaşma
"Delegates struggled to reach a broad political consensus on migration policies."
hiyerarşi, basamak düzeni
"Feudal structures maintained a strict social and economic hierarchy."
Özgün örnek: The prosecutor decided to prosecute the case; the affected residents later sued the company for damages. İlk bölüm ceza kovuşturması, ikinci bölüm zarar için açılan hukuk davası bağlamındadır. İki fiili yalnız “dava açmak” diye ezberlemek, metindeki tarafı ve amacı kaçırmana neden olur.
Çözerken fiilin öznesini ve beklenen sonucu sor: savcı bir suç isnadını mı takip ediyor, yoksa zarar gören taraf tazminat mı istiyor? Benzer ayrımı precedent ile benchmarkarasında da yap: biri önceki emsal, diğeri karşılaştırma ölçütü olabilir.
Önce cevabını ve cümledeki kanıtını yaz, sonra açıklamayı aç. Bunlar YDSPilot’un özgün dil alıştırmalarıdır; resmi ÖSYM sorusu, sınav sıklığı listesi veya düzey testi değildir. Metinlerdeki araştırma ve olaylar kurmacadır.
The committee described the allocation as arbitrary because no published criteria guided the decision; it did not say that a random draw had been used. Arbitrary bu bağlamda neyi anlatır?
Cevap: C. No published criteria kararın açık ölçüte dayanmadığını anlatır. Rastgele çekiliş uygulandığı belirtilmemiş.
The income disparity between the two districts narrowed after the programme began, but the study did not establish that the programme caused the change. Hangi ifade metnin sınırını korur?
Cevap: E. Narrowed farkın azalmasını, did not establish ise programa dayalı nedenin kanıtlanmadığını bildirir.
Hayır. Bu 18 sözcük, sosyal bilimler metinlerinde karşılaşılabilecek kavramları çalışmak için seçildi. Belirli bir ÖSYM oturumunda kaç kez çıktıkları sayılmış gibi sunulmuyor.
Bazı akademik sözcükler iki sınavın metinlerinde de kullanılabilir; doğrulanmış bir örtüşme yüzdesi yoktur. Hangi sözcüklere öncelik vereceğini kendi çözdüğün metinlerdeki hatalara göre belirle.
Bağlaçlar iki iddia arasındaki sonucu veya karşıtlığı gösterebilir. Doğru seçeneği yalnız bağlaçtan çıkarmak yerine metindeki iddia ve kanıtla birlikte kontrol et.